varsayalım karanlık geldi çaldı kapımızı
adının sorulmasından rahatsız ürkek bir kuş gibi
kanadı titrerken vereceği cevabın
doğruluğundan kim emin olabilir ki?
gök kubbeyi kendine mesken etmiş olsan bile
yüzün aydınlıktan yana değilse
titreyen bu kanadını
yerinden çıkacakmışcasına çarpan bu kalbini
karanlığa teslim etmek zorundasın
izin vermelisin işgale
tüylerinin her bir kıvrımında dolaşan karanlığı
hissetmelisin
bu karanlıktır seni artık aydınlıktan koruyan
yuvan olmuşsa melankoli
göğe düşmüyorsa artık kanatlarının gölgesi
mahrumsun o turuncudan
gözlerini istediğin kadar ufka dik
bundan sonra sana ne göğün kızıllığı
ne de güneşin turunculuğu
kubbe devrildi, yer gök oldu
ufkunda sadece karanlık var senin
çünkü sen işgal edildin
aydınlığa doğru pervasızca kanat çırpsan da
kalmayacak dermanın ve düşeceksin karanlığın kollarına
Keşke yazanın da bir adı olsaydı.
BeğenBeğen
Yazanın bir adı var Nilgün Hanım. Çağrı Pek 🙂
BeğenBeğen