isimsiz şiirler

bir ıslak rüzgar eser şimdi
seher yeli seyreltir kötülüğümü
yeşertir içimdeki 
bakir bozkır kötücüllüğünü
bu duyduğum gececil kuşların mı ötüşü? 
olanca aydınlığa rağmen 
yahut bu esen rüzgar mı üşütür
yoksa gözlerin mi göğsümü? 

adını koymadığım şiirlerim var benim
öksüz bıraktığım evlatlarım
anamın yetimliği gibi
gariban düş kırıklıklarım


şimdi ürkek bir sestir yalnızlığım
her sabah boynu bükük 
ne kanat çırpar kuşlar gibi
ne de gece gibi örter üzerimi 
ben eğilip kendi varlığımdan 
bir kimlik veriyorum o’na
o’nunla varoluyorum 
ve 
o’nu benliğimle var ediyorum

27.08.2024 saat 08.16

Şiir içinde yayınlandı

karanlığın ürkek kanatları

varsayalım karanlık geldi çaldı kapımızı
adının sorulmasından rahatsız ürkek bir kuş gibi 
kanadı titrerken vereceği cevabın 
doğruluğundan kim emin olabilir ki? 
gök kubbeyi kendine mesken etmiş olsan bile 
yüzün aydınlıktan yana değilse 
titreyen bu kanadını 
yerinden çıkacakmışcasına çarpan bu kalbini 
karanlığa teslim etmek zorundasın 

izin vermelisin işgale
tüylerinin her bir kıvrımında dolaşan karanlığı 
hissetmelisin
bu karanlıktır seni artık aydınlıktan koruyan 
yuvan olmuşsa melankoli 
göğe düşmüyorsa artık kanatlarının gölgesi 
mahrumsun o turuncudan 

gözlerini istediğin kadar ufka dik 
bundan sonra sana ne göğün kızıllığı
ne de güneşin turunculuğu
kubbe devrildi, yer gök oldu 
ufkunda sadece karanlık var senin 
çünkü sen işgal edildin 
aydınlığa doğru pervasızca kanat çırpsan da 
kalmayacak dermanın ve düşeceksin karanlığın kollarına

Şiir içinde yayınlandı

güneşin ilk ışıkları

kavuran soğuklarda ruhum zapt altında
fikirlerim kuytu karanlık
burnuma çalıyor ıhlamur kokusu
çiçekler açsa ya ruhumda 
ama ruhum
karanlık soğuklarda zapt altında
hangi çiçek yetişir ki bu karanlıkta
bugün ve yarın ve dün 
söylenecek bir gün
bir gün çalacak burnuma bir akasya kokusu
ruhum belki yeşillenecek
ya da mor bir lavanta açacak ruhumda
keskin soğuklara inat
kim bilebilir doğrusunu
yürüdüğüm her adımda solarken benliğim
hangi çiçek yetişir ki bu adamda? 

10.05.22, istanbul, 23.10

Şiir içinde yayınlandı

Yağmur

Yağmur
Nal koştururken sesleriyle 
Gönlümün girizgahlarında
Sen ıslak kokulu gözlerinle
Nam salardın 
Buğulu camlarımın arkasından 
Bakışlarımla arardım seni
Sesin belki de soldururdu güneşleri
Yağmur 
Süslü kelimeler gibi yağarken
Yalnızlığının bakir topraklarına
Umut
Bir umuttur 
Belki sen yeşerirdin topraktan 
Bir baş verirdin önce
Bir filiz 
Yaşam saçardın belki 
Ölüm kokan sarılarda
Yağmur 
Yağmakta
Bu 
Çorak 
Toprakta

16.12.21, istanbul, 01.00

Şiir içinde yayınlandı